09.04.2011
Sana benzemeyen her huyuna hasta olursun sebepsizce.Benim adamım, hayatımda ‘gercekten tanıyorum’ dedigim ilk erkek, inat olsun diye ictigim ickiler, sevincle aldigim hediyeler, dinledigim en rahatlatici muzik, yastigin diger tarafindaki kırışıklık, yatagimdaki sicaklik, dusuncelerimdeki sefkat, tenimdeki bebek kokusu, yuzumdeki buruk gulumseme, kadehten yudumladigim sarap, cizdigim cizgiler, sevgiyle yaptigim resimler, universite icin kurdugum hayaller ama en cok da yazin heyecan verici kokusuydu. Cogu zaman itinayla yaptigimiz tartismalardan, kavgalardan sonra sonumuzun yakin olacagini dusunsem de hicbir seyi degistirmedi bu. Opmeye, koklamaya, sarilmaya, konusmaya, sesini dinlemeye, kollarinda uyumaya doyamazdim. Sanirim hayatim boyunca gercekten, sadece onun yaninda guvende hissettim kendimi. Cocuklugun getirdigi bir siginma hissiyle sarildim hep ona. “Sevgili“ ne demek, sevebilmek ne demek bir tek onda hissettim bunu. Inatsiz, yalansiz, tamamen saf ve gercek seyler hissettim onunlayken. Sonra ayriliklar, su, bu.. Yine de ne zaman hatirlasam keske dedirtir bana. Sevdim. Cunku o benim butun masum duygularim, hayat opucugum, aylar suren ruyalarim ve gelecek hayallerim. . Cunku o butun bunlardan cok daha fazlasi. Cunku o benim hayata ilk adim atışım.